top of page


III. Selim ve Nizam-ı Cedid Reformlarının Ortaya Çıkışı
Nizam-ı Cedid dönemi, Osmanlı modernleşmesinin sadece askeri değil; eğitim, ekonomi ve diplomasiyi de kapsayan ilk sistematik hamlesidir. 3. Selim'in hazırlattığı layihalar, devletin sorunlarını bizzat kendi bürokratlarıyla tartışma kültürünü başlatmış, Avrupa'da açılan daimi elçiliklerle klasik diplomasi anlayışı modern bir çehre kazanmıştır.

Oğuzhan Köseoğlu
5 gün önce3 dakikada okunur


Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı Sonrasında Kafkasya’da Kurulan Cumhuriyetlerle İlişkileri (1918 - 1920)
Osmanlı İmparatorluğu'nun Mondros Mütarekesi ile savaştan çekilmesi sonucu Kafkas İslam Ordusu bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Ancak bu kısa süreli müdahale, Azerbaycan ve Dağıstan'daki Türk-Müslüman varlığının korunmasında ve bu devletlerin milli hafızasının oluşmasında hayati bir rol oynamıştır.
Murad Boyukkhanov
22 Nis12 dakikada okunur


Emperyalist Bir Osmanlı: Casale'den Ezber Bozan Bir Tarih Okuması
Giancarlo Casale, "Osmanlı Hint Okyanusu Siyaseti" eserinde, Osmanlı’nın 16. yüzyılda Portekiz ile girdiği küresel rekabeti analiz ederek yerleşik "kara imparatorluğu" algısını sarsmaktadır. Mısır’ın fethiyle başlayan bu süreçte; Açe’ye uzanan donanmalar, Piri Reis’in haritaları ve halifeliğin küresel etkisiyle Osmanlı, okyanuslarda stratejik bir "Keşif Çağı" aktörü olarak boy göstermiştir.

Muhammed Faruk Korkmaz
16 Nis4 dakikada okunur


Anadolulu Türkofonların İzinde: Evangelinos Misailidis’den Salaville ve Daleggio’ya
1923 Türk-Yunan Mübadelesi ile bu topluluk Anadolu'dan (Kayseri, Niğde, Konya vb.) Yunanistan'a göç etmek zorunda kalmıştır. Atina merkezli Küçük Asya Araştırmaları Merkezi (KAAM), bu halkın ardında bıraktığı 300.000 sayfalık sözlü gelenek ve yazılı materyali derleyerek dev bir arşiv oluşturmuştur. Severien Salaville ve Eugene Daleggio'nun hazırladığı üç ciltlik bibliyografya, bu kültürel mirasın (Karamanlidika) en temel rehberidir.

Asena Aysel Kemerizlioğlu
1 Nis6 dakikada okunur


Abdullah’ın Çocukları: 17. Yüzyıl Galata Kadı Sicillerine Göre Kölelerin Etnik Kökenleri ve İsimleri
Galata Kadı Sicilleri üzerine yapılan bu inceleme, Osmanlı kölelik sisteminin demografik ve hukuki yapısına dair çarpıcı veriler sunmaktadır. On yedinci yüzyıla odaklanan kayıtlarda, kölelerin fiziksel özelliklerinden ziyade azat belgeleri (ıtıkname), kaçış vakaları ve rayiç bedelleri ön plana çıkmaktadır. Rus, Eflak ve Macar kökenli kölelerin yoğunluğu, imparatorluğun o dönemdeki askeri ve coğrafi etkileşim alanını yansıtmaktadır.

Melike Karabulut
25 Mar3 dakikada okunur


19. Asırda Osmanlı Silah Sanayi
Osmanlı, 19. yüzyılda Avrupa'daki teknolojik devrime Tophane-i Amire'nin modernizasyonu ve yivli tüfek üretimiyle yanıt vermeye çalışmıştır. Ancak teknik personel ve sermaye eksikliği, Springfield ve Mauser gibi yabancı modellerin yoğun ithalatını zorunlu kılmıştır. Yerli sanayi zamanla tamir ve yedek parça üretimine odaklanırken, bu çabalar mali krizler nedeniyle kısıtlı kalmıştır.
Selami Coşar
8 Haz 20223 dakikada okunur


Küçük Kaynarca Antlaşması ve Kırım'ın Kaybı
1774 Küçük Kaynarca ile Kırım bağımsız olmuş, Karadeniz'in "Türk Gölü" statüsü sona ermiştir. Rusya'nın Ortodoks hamiliği ve ticaret hakları kazanması Osmanlı egemenliğini sarsmıştır. 1783'te Kırım'ın ilhakı ve 1792 Yaş Antlaşması, ilk kez Müslüman bir toprağın kaybıyla sonuçlanan büyük bir travmadır.
Selami Coşar
31 May 20222 dakikada okunur


Osmanlı'da İlk Liberal Parti: Ahrar Fırkası
1908'de kurulan Ahrar Fırkası, İttihat ve Terakki’nin merkeziyetçiliğine karşı Prens Sabahaddin’in adem-i merkeziyetçi ve liberal fikirlerini savunan ilk partidir. İngiliz sistemini örnek alan fırka, İTC baskıları ve zayıf örgütlenme nedeniyle 1908 seçimlerinde büyük bir yenilgi almıştır. 31 Mart Vakası sonrası tasfiye edilen fırka 1 yıl dahi yaşayamasa da Türk siyasi tarihindeki liberal ekolün öncüsü kabul edilir.
Selami Coşar
20 Mar 20223 dakikada okunur


Fetihten Sonra İstanbul Nüfusu
Fetihten sonra 50 bin civarına düşen İstanbul nüfusu, Sultan Mehmet’in Anadolu’dan Türk ve Ermeni grupları şehre yerleştirmesiyle yeniden yükselişe geçmiştir. 1478 tahrir kayıtlarına göre 80 bin olan nüfus, 16. yüzyıldaki hızlı büyüme ile yüzyıl sonunda 800 bini aşmıştır. İskân politikaları sonucunda %60 Müslüman ve %40 gayrimüslim olarak şekillenen demografik yapı, imparatorluğun sonuna kadar korunmuştur.
Selami Coşar
28 Şub 20221 dakikada okunur


Kolu ve Zekeri Kesilen Bir Osmanlı Kölesi
Osmanlı'da kölelik, İslam hukuku çerçevesinde belirli haklar ve korumalar barındırsa da Selim ve Mercan gibi örnekler sistemin ağır şiddete açık olduğunu kanıtlar. Kölelerin mahkemeye başvurma hakkı sayesinde işkenceci sahipler; kürek, pranga ve para cezalarına çarptırılmıştır. Bu durum, Osmanlı köleliğinin Batı'ya göre daha hukuki bir zeminde olduğunu ancak yine de insanlık dışı muameleler barındırdığını gösterir.

Muhammed Faruk Korkmaz
1 Şub 20221 dakikada okunur


Osmanlı Türk Düşmanı mıydı?
Osmanlı'nın "Türk düşmanı" olduğu iddiası, devletin dini eksenli imparatorluk yapısını anlamayan anakronik bir yorumdur. Devletin resmi dili Türkçe kalmış, hanedan kökenini Oğuzlara dayandırmış ve yönetimde her zaman Türk bürokratlara yer verilmiştir. Olumsuz ifadeler ise tüm millete değil, merkeze isyan eden göçebe gruplara yöneliktir.
Selami Coşar
31 Oca 20224 dakikada okunur


Osmanlı'da Kadırgadan Kalyona Geçiş
Akdeniz'in rüzgârsız ve sığ coğrafyası nedeniyle Osmanlı donanması, 17. yüzyıla kadar kürek gücüne dayalı kadırga ve çektirileri esas almıştır. Ancak Girit Savaşı'nda Venedik kalyonlarının Çanakkale Boğazı'nı kapatması, yelkenli ve ağır toplu kalyon teknolojisine geçişi zorunlu kılmıştır. İlk denemeler personel tecrübesizliği nedeniyle başarısız olsa da 1682'den itibaren kalyonlar donanmanın ana gücü haline gelmiş ve bu düzen 19. yüzyıla kadar sürmüştür.
Selami Coşar
24 Oca 20221 dakikada okunur


Girit'in Alınması Neden 24 Yıl Sürdü?
Girit Seferi, 1645'te korsanlık krizleriyle başlayıp 24 yıl süren, Osmanlı tarihinin en yıpratıcı deniz savaşlarından biri olmuştur. Venedik kalyonlarının Çanakkale Boğazı’nı kapatmasıyla donanma Marmara’da sıkışmış, İstanbul’daki idari kaos ve Erdel krizi fethi 1669 yılına kadar geciktirmiştir. Köprülü Mehmed Paşa’nın sadaretiyle sağlanan istikrar ve 1657’de boğaz ablukasının yarılması, Kandiye’nin düşüşüyle sonuçlanan zaferin yolunu açmıştır.
Selami Coşar
17 Oca 20221 dakikada okunur


Osmanlı'da Astroloji ve Burçlar
Osmanlı’da gök cisimlerinin konumu hem bilimsel hem de simgesel bir öneme sahipti. Müneccimbaşılık kurumu, seferlerden cülus törenlerine kadar devlet işlerini "eşref saat" adı verilen en uğurlu vakitlere göre planlardı. Bu gelenek, astronomi çalışmalarını teşvik ederek İstanbul Rasathanesi gibi önemli kurumların açılmasına vesile olmuştur.

Muhammed Faruk Korkmaz
17 Ağu 20211 dakikada okunur


II. Meşrutiyet Döneminde Osmanlı Denizcilik Politikası
İTC, 1908 sonrası Abdülhamid dönemi gemilerini tasfiye ederek İngiliz ekolüyle modern bir donanma kurmaya çalışmıştır. Finansman için kurulan Donanma Cemiyeti ile halkın bağışları seferber edilmiş; ancak 1911-1918 arası kesintisiz savaş dönemi ve İngiltere'nin sipariş edilen gemilere el koyması, bahriye reformunu akamete uğratmıştır. (342 karakter)
Selami Coşar
13 Tem 20212 dakikada okunur


II. Abdülhamit Devri Osmanlı Donanması Haliç'te Çürütüldü mü?
93 Harbi sonrasındaki mali kriz nedeniyle Abdülhamit, bakımı pahalı dev zırhlıları Haliç'e çekip sökülmeye bırakmıştır. Bunun yerine bütçeye uygun torpidobot ve kruvazör alımına odaklanmıştır. Dünyanın ilk torpido atan denizaltısı bu dönemde alınmıştır. 1897'deki teknik aksaklıklar, donanmada modernleşmeyi hızlandırmıştır.
Selami Coşar
25 Haz 20214 dakikada okunur


Bir Enverî Yazı: Hurûf-ı Munfasıla
Osmanlı'da Ahmet Cevdet Paşa ıslahatı, Mirza Fethali ise Latin alfabesini savunmuştur. II. Meşrutiyet'te "Latinciler" ve "Islahatçılar" olarak kutuplaşan sürece Enver Paşa, harflerin bitişmediği "Enverî Yazısı" ile dahil olmuştur. 1917'de sistemleşen bu yazı, savaş koşulları nedeniyle kalıcı olamamıştır. Atatürk bu girişimi "zamansız" bularak eleştirmiştir.

Ahmed Bahadır Uslu
30 May 20212 dakikada okunur


Sultan Abdülaziz Dönemi Osmanlı Donanması ve 93 Harbi
Sultan Abdülaziz, 1875'te Osmanlı donanmasını dünyanın 3. büyüğü yapsa da bu büyüme dış borçla sağlandı. Yerli teknik altyapı eksikliği ve ağır bakım maliyetleri, 1877-78 Savaşı'nda donanmayı etkisiz kıldı. Teknolojik olarak demode kalan dev zırhlılar, Rus torpido botlarına karşı çaresiz kalarak mali iflasın temel sebebi oldu.
Selami Coşar
19 May 20213 dakikada okunur


Fatih'in Uygurca Yarlığı
Osmanlı’da Arap alfabesi baskın olsa da Fatih ve II. Bayezid, Doğu Türkistan ile bağları korumak için Uygur yazısını da kullanmıştır. Semerkantlı Abdürrezzâk Bahşı gibi uzmanlar, İstanbul’da bu yazıyla eserler vermiştir. Bunun en önemli kanıtı, Fatih’in Uzun Hasan zaferi sonrası hem Arapça hem Uygurca yazdırdığı yarlıktır. Bu belge, Türk yazı kültürünün İstanbul’dan Çin’e kadar uzanan sürekliliğini ve Osmanlı sarayındaki kültürel çeşitliliği belgeleyen eşsiz bir mirastır.

Ahmed Bahadır Uslu
31 Mar 20216 dakikada okunur
bottom of page

