top of page


Türkçe Kaç Yaşında? (Tarihi Belgelere Göre Türkçenin Yaşı)
Türkçe, Orhun'dan eskidir. Bugut (580), Artaşes (MÖ 190) ve Hun (MÖ 328) metinleri bu derinliği kanıtlar. Sümerce ile 165 ortak sözcük (Dingir-Tengri), dilin yaşını 5000-6000 yıla çıkarır. Kısacası Türkçe, belgelerle sabit dünyanın en köklü dillerindendir.

Ahmed Bahadır Uslu
6 Tem 20225 dakikada okunur


Orhun Yazıtları Dışında Köktürkçe Bir Yapıt Yok mu?
Orhun Yazıtları Türk yazı kültürünün en popüler simgesi olsa da Çoyr (687-88) ve Yenisey yazıtları gibi daha eski veya az bilinen çok değerli örnekler de mevcuttur. Türk yazı geleneği sadece taşla sınırlı kalmamış; 9. yüzyıla ait Uygur fal kitabı Irk Bitig ile kağıt üzerinde de hayat bulmuştur. Budist Uygurların bu mirası ve kaya yazıtları, Türk tarihinin kökenlerini aydınlatmak için en az Orhun abideleri kadar akademik ilgiyi hak etmektedir.

Ahmed Bahadır Uslu
8 Haz 20222 dakikada okunur


Kök Tengri'nin Sözde Sıfatları ve Öd Tengri
Eski Türk inancı (Tengricilik) monoteizm mi yoksa çoğulcu mu tartışılıyor. Bazı tarihçiler (Hikmet Tanyu gibi) Orhun Yazıtları’ndaki “Türk Tengri”, “Kök Tengri”yi tek tanrının sıfatları sayıp Türkleri kadimden tek tanrıcı (Hanif) görür.Ama “Öd Tengri” (Zaman Tanrısı) bunu bozar. Ergin’in hatalı çevirisi düzeltildi: “Öd Tengri buyurdu, insan hep ölmek için yaratıldı.” Bu, “Öd”, “Kök”, “Türk”ün ayrı tengri’ler olduğunu, inancın henoteist/çoğulcu yapıda olduğunu gösterir.

Ahmed Bahadır Uslu
4 Haz 20222 dakikada okunur


Türkler Neden Domuz Yemezler?
Eski Türklerin domuz beslememesi dini değil, konar-göçer yaşam tarzına uygun olmayan hantal bir hayvan olmasından kaynaklı pratik bir tercihtir. Bu ekonomik alışkanlık İslamiyet ile birleşince, domuz zamanla kültürel bir nefret ve hakaret objesine dönüşmüştür. Türklerin haramlara karşı genel tutumu esnek olsa da domuz eti yasağı bu köklü geçmişi nedeniyle en katı uygulanan kural kalmıştır.

Ahmed Bahadır Uslu
12 Ara 20212 dakikada okunur


Ankara Ahiler Devleti, Türklerin İlk Kurduğu Cumhuriyet mi?
Ankara’da Selçuklu sonrası oluşan otorite boşluğunda, Ahiler şehri özerk bir yapı ile yönetmiştir. Ahmed Tevhid gibi isimler bu yapıyı "Ankara Ahiler Cumhuriyeti" olarak tanımlasa da Köprülü ve Wittek gibi tarihçiler bunun hiyerarşik bir şeyhlik sistemi olduğunu savunur. Tartışmalara rağmen bu dönem, Türk tarihinde esnaf teşkilatına dayalı özgün bir şehir devleti tecrübesi olarak kabul edilir.

Ahmed Bahadır Uslu
31 Eki 20212 dakikada okunur


Anadolu Selçuklu Devleti Gâvur mu?
Selçuklu sultanlarının Bizans ve gayrimüslim tebaaya tanıdığı geniş imtiyazlar, Musul Atabeyi Zengi ve Abbasi Halifesi gibi dış odaklarda şüphe uyandırmıştır. Keykavus ve Kılıçarslan’ın barışçıl siyaseti, "gerçek mümin" olup olmadıklarının sorgulandığı sert diplomatik uyarılara yol açmışsa da Anadolu’nun toplumsal mozaiğini korumuştur.

Muhammed Faruk Korkmaz
29 Ağu 20211 dakikada okunur


Türkistan'ın Kervansaray Yapıları
Türklerin İslamiyet'e geçişiyle şehirleşme hızı artmış, ticaret yollarının güvenliği için ribat adı verilen ilk kervansaraylar inşa edilmiştir. Karahanlılar dönemine uzanan bu yapılar, genellikle kare planlı, simetrik ve hem savunma hem konaklama odaklı kale mimarisi özellikleri taşır.

Ahmed Bahadır Uslu
28 Ağu 20212 dakikada okunur


Sibirya Halkları ve Rusların İşgali
Güney Sibirya Hakas, Altay ve Tuva gibi Türk boylarının kadim yurdudur. 16. yüzyılda Altın Orda'nın parçalanmasıyla ortaya çıkan Sibir Hanlığı, bölgedeki Rus genişlemesine karşı en büyük engeli teşkil etmiştir.

Ahmed Bahadır Uslu
22 Ağu 20212 dakikada okunur


Gagavuzların Kökeni Hakkında
Gagavuzlar, 13. yüzyılda Balkanlar'a yerleşen Hristiyan Oğuz Türkleridir. İsimlerinin "Gök-Oğuz" veya Sultan Keykavus'tan geldiği düşünülür. Uzun süre Grek alfabesiyle Türkçe (Karamanlıca) yazmış, 1994'te Moldova'da özerklik kazanmışlardır. Atatürk döneminde Türkiye ile bağları yeniden güçlenmiştir.

Ahmed Bahadır Uslu
6 Tem 20212 dakikada okunur


Türklerin İlginç Geleneği: Han-ı Yağma
Eski Türklerden Osmanlı'ya uzanan "Yağma" geleneği, hükümdarın cömertliğini ve gücünü sergilediği kutsal bir ritüeldir. Kağan, boy beyleri ve askerler için kurduğu devasa sofraları ziyafet sonrası yağmalatır; bu durum sadakati pekiştirirdi. Dede Korkut hikayelerinde bu törene çağrılmamak isyan sebebi sayılırken, Selçuklu ve Osmanlı'daki ulufe törenleri bu kadim kültürün izlerini taşır.

Ahmed Bahadır Uslu
23 Haz 20212 dakikada okunur


Yükseğe Zıplayan Kağan Olur
Türk tarihinde liderlik genellikle kanlı mücadelelerle belirlense de Göktürk mitleri ilginç bir yarışmadan bahseder. Kurttan doğan İ-chih-ni-shih-tou'nun torunları arasında yeni önderi seçmek için bir zıplama yarışması düzenlenir. En küçük kardeş olmasına rağmen ağaca en yükseğe zıplayan Aşina'nın oğlu, bu fiziksel üstünlüğüyle başa geçer. Bu efsanevi lider "A-hsien Şad" unvanını alır ve tarih sahnesine Bumin (T'u-men) adıyla çıkar.

Ahmed Bahadır Uslu
5 May 20211 dakikada okunur


Türklerde Ant İçmek ve ANT Damgası
Türklerde "ant içmek", kökeni kadim ritüellere dayanan kutsal bir söz verme biçimidir. Göktürkçedeki "ant" damgasının (𐰦) bir tas ve kan damlalarını simgelemesi, Herodotos’un İskit tasvirleriyle örtüşür: Ant içenler, bir kaba kanlarını karıştırıp silahlarını daldırır ve bu karışımdan içerlerdi. İslamiyet sonrası bu kan içme geleneği yerini Kur’an’a el basmaya bıraksa da "içmek" eylemi deyim olarak yaşamaya devam etmiştir. Yalan yere ant içmenin cezası ise tarihte"ölüm" olmuş

Ahmed Bahadır Uslu
27 Nis 20212 dakikada okunur


Göktürkleri Yıkan Adam: Ch'ang Sun-sheng
Çinli diplomat Sun-sheng, 580’de gittiği Göktürk ülkesinde nişancılığıyla güven kazanıp yıllarca casusluk yapmıştır. Av partilerinde hanedan zaaflarını öğrenip Çin’e raporlamıştır. Çin, bu bilgilerle kağanlıktaki iç kıskançlıkları körüklemiş; Tardu ve A-po’yu İşbara’ya karşı kışkırtmıştır. Bu manipülasyonlarla ikiye bölünen devlet, 630’da Çin egemenliğine girmiştir. Sun-sheng, askeri güçten ziyade diplomatik entrikayla koca bir imparatorluğu içten çökerten isim olmuştur.

Ahmed Bahadır Uslu
4 Nis 20212 dakikada okunur
bottom of page

