Kök Tengri'nin Sözde Sıfatları ve Öd Tengri
- Ahmed Bahadır Uslu

- 4 Haz 2022
- 2 dakikada okunur
Eski Türk inanç sisteminin mahiyeti, günümüz tarih yazımında monoteist (tek tanrıcı) ve çoğulcu yaklaşımlar arasında bir tartışma alanı oluşturmaktadır. İbrahimî dinlerin öğretilerinden hareket eden bazı tarihçiler, Orhun Yazıtları’nda geçen farklı "tengri" adlarını, tek bir yaratıcının sıfatları olarak yorumlama eğilimindedir.
Eski Türk İnancında "Tengri" Kavramı ve Monoteizm Tartışmaları
Bilge Kağan Yazıtı’nda yer alan "Türk Tengri"[1] ifadesi, bu yaklaşımı savunanlarca "Türkleri koruyup gözeten ilahi bir sıfat" olarak değerlendirilmektedir. Benzer şekilde, "Kök Tengri" ifadesinin de gökyüzünü değil, mutlak bir tek tanrıyı işaret ettiği ileri sürülmüştür. Bu perspektifin en belirgin örneği, Türklerin kadim inancını "Haniflik"[2] olarak niteleyen ve onların tarihin her döneminde tek tanrıcı olduğunu iddia eden Hikmet Tanyu'nun çalışmalarında görülmektedir[3].

"Öd Tengri" ve Dilbilimsel Hatalar
Tek tanrıcı görüşün en çok zorlandığı nokta ise "Zaman Tanrısı" anlamına gelen "Öd Tengri" kavramıdır. Bu kavram, Muharrem Ergin tarafından yapılan ve popülerleşen hatalı bir çeviri nedeniyle uzun süre yanlış yorumlanmıştır[4]. Ergin'in "Öd Tengri Yasar Kisioglı Kop Ölgeli Törümis" cümlesini "Zamanı Tanrı yaşar; insanoğlu hep ölmek için türemiş"[5] şeklindeki çevirisi, Türkçenin söz dizim yapısına aykırılık teşkil etmektedir.
Ünlü Türkolog Louis Bazin, bu dilbilimsel yanılgıyı şu şekilde açıklamaktadır:
“Yanılgı, metindeki kelimelerin yerlerinin değişmezliğini, yani öznenin nesneden, nesneden de fiilden önce geldiğini bilememekten kaynaklanmış olabilir. Yukarıdaki gibi bir yorum ancak täŋri öd yasar cümlesi için geçerli olabilirdi.”
Doğru Çeviri ve Teolojik Sonuç
Güncel filolojik araştırmalar, cümlede geçen "yasar" sözcüğünün aslında "aysar" (buyurur/hükmeder) olması gerektiğini ortaya koymuştur[6]. Bu doğrultuda metnin bilimsel çevirisi şu şekildedir:
“Zaman Tanrısı, <insanoğlu hep ölmek için yaratılmış> buyurduğu için [ben de öyle] düşündüm.”Bu dilbilimsel veriler ışığında; "Öd", "Kök" ve "Türk" ifadelerinin birer sıfat değil, kadim Türk inanç sisteminde kendine has işlevleri olan ayrı birer ilahi varlığı (tengri) temsil ettiği söylenebilir. Türkçenin yapısal özellikleri, bu kavramların tek bir tanrının niteleyicisi olmaktan ziyade, çoğulcu bir kozmolojinin parçaları olduğunu desteklemektedir.
Dipnotlar
[1] Yazıtların kimi yerinde Türk Tengrisi olarak geçer.
[2] İslâm öncesi dönemde Hz. İbrâhim’in tebliğ ettiği dine tâbi olanlara verilen ad. Daha fazlası için: ŞABAN KUZGUN, "HANÎF", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hanif
[3] Hikmet Tanyu, İslamlıktan Önce Türklerde Tek Tanrı İnancı, AÜ Basımevi, Ankara, 1980.
[4] Bu yanlış çeviriyi yalnızca Ergin değil H. Namık Orkun ve Talat Tekin de yapmıştır. Yalnız Talat Tekin, yaptığı çeviriyi güncelleyerek “Öd Tengri”yi “Zaman Tanrısı” olarak değiştirmiştir.
[5] Muharrem Ergin, Orhun Abideleri, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1970.
[6] Öd Tengri hakkında daha kapsamlı bilgi için bknz: O. Fikri Sertkaya, “Köl Tigin (K-10)’da Geçen Öd Teŋri ‘Zaman Tanrısı’ ile İlgili Fiili Yaşamak ‘Yaşamak’ mı, Yasamak ‘Tanzim Etmek, Düzenlemek’ mi, Yoksa Aymak ‘Demek, Söylemek’ mi Okumalıyız?”. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/325415





Yorumlar