top of page


Emperyalist Bir Osmanlı: Casale'den Ezber Bozan Bir Tarih Okuması
Giancarlo Casale, "Osmanlı Hint Okyanusu Siyaseti" eserinde, Osmanlı’nın 16. yüzyılda Portekiz ile girdiği küresel rekabeti analiz ederek yerleşik "kara imparatorluğu" algısını sarsmaktadır. Mısır’ın fethiyle başlayan bu süreçte; Açe’ye uzanan donanmalar, Piri Reis’in haritaları ve halifeliğin küresel etkisiyle Osmanlı, okyanuslarda stratejik bir "Keşif Çağı" aktörü olarak boy göstermiştir.

Muhammed Faruk Korkmaz
16 Nis4 dakikada okunur


İlber Ortaylı'nın Ardından
İlber Ortaylı, akademik derinliğini yalın bir dille harmanlayarak kaleme aldığı Atatürk ve Fatih biyografileriyle, Türk tarih yazıcılığında geniş kitlelere hitap eden başucu eserleri üretmiştir. Bu eserler, özellikle tarihin önemli figürlerini bilimsel süzgeçten geçirip halkın anlayacağı bir üslupla sunması bakımından büyük önem taşır. Hoca'nın bu "biyografik seri" yaklaşımı, tarih bilincinin akademik çevrelerden taşarak toplumsal bir zemine oturmasını sağlamıştır.

Aziz Bahadır Kabakçı
18 Mar3 dakikada okunur


19. Asırda Osmanlı Silah Sanayi
Osmanlı, 19. yüzyılda Avrupa'daki teknolojik devrime Tophane-i Amire'nin modernizasyonu ve yivli tüfek üretimiyle yanıt vermeye çalışmıştır. Ancak teknik personel ve sermaye eksikliği, Springfield ve Mauser gibi yabancı modellerin yoğun ithalatını zorunlu kılmıştır. Yerli sanayi zamanla tamir ve yedek parça üretimine odaklanırken, bu çabalar mali krizler nedeniyle kısıtlı kalmıştır.
Selami Coşar
8 Haz 20223 dakikada okunur


Kolu ve Zekeri Kesilen Bir Osmanlı Kölesi
Osmanlı'da kölelik, İslam hukuku çerçevesinde belirli haklar ve korumalar barındırsa da Selim ve Mercan gibi örnekler sistemin ağır şiddete açık olduğunu kanıtlar. Kölelerin mahkemeye başvurma hakkı sayesinde işkenceci sahipler; kürek, pranga ve para cezalarına çarptırılmıştır. Bu durum, Osmanlı köleliğinin Batı'ya göre daha hukuki bir zeminde olduğunu ancak yine de insanlık dışı muameleler barındırdığını gösterir.

Muhammed Faruk Korkmaz
1 Şub 20221 dakikada okunur


Osmanlı Türk Düşmanı mıydı?
Osmanlı'nın "Türk düşmanı" olduğu iddiası, devletin dini eksenli imparatorluk yapısını anlamayan anakronik bir yorumdur. Devletin resmi dili Türkçe kalmış, hanedan kökenini Oğuzlara dayandırmış ve yönetimde her zaman Türk bürokratlara yer verilmiştir. Olumsuz ifadeler ise tüm millete değil, merkeze isyan eden göçebe gruplara yöneliktir.
Selami Coşar
31 Oca 20224 dakikada okunur


Osmanlı'da Astroloji ve Burçlar
Osmanlı’da gök cisimlerinin konumu hem bilimsel hem de simgesel bir öneme sahipti. Müneccimbaşılık kurumu, seferlerden cülus törenlerine kadar devlet işlerini "eşref saat" adı verilen en uğurlu vakitlere göre planlardı. Bu gelenek, astronomi çalışmalarını teşvik ederek İstanbul Rasathanesi gibi önemli kurumların açılmasına vesile olmuştur.

Muhammed Faruk Korkmaz
17 Ağu 20211 dakikada okunur


Bir Enverî Yazı: Hurûf-ı Munfasıla
Osmanlı'da Ahmet Cevdet Paşa ıslahatı, Mirza Fethali ise Latin alfabesini savunmuştur. II. Meşrutiyet'te "Latinciler" ve "Islahatçılar" olarak kutuplaşan sürece Enver Paşa, harflerin bitişmediği "Enverî Yazısı" ile dahil olmuştur. 1917'de sistemleşen bu yazı, savaş koşulları nedeniyle kalıcı olamamıştır. Atatürk bu girişimi "zamansız" bularak eleştirmiştir.

Ahmed Bahadır Uslu
30 May 20212 dakikada okunur


Fatih'in Uygurca Yarlığı
Osmanlı’da Arap alfabesi baskın olsa da Fatih ve II. Bayezid, Doğu Türkistan ile bağları korumak için Uygur yazısını da kullanmıştır. Semerkantlı Abdürrezzâk Bahşı gibi uzmanlar, İstanbul’da bu yazıyla eserler vermiştir. Bunun en önemli kanıtı, Fatih’in Uzun Hasan zaferi sonrası hem Arapça hem Uygurca yazdırdığı yarlıktır. Bu belge, Türk yazı kültürünün İstanbul’dan Çin’e kadar uzanan sürekliliğini ve Osmanlı sarayındaki kültürel çeşitliliği belgeleyen eşsiz bir mirastır.

Ahmed Bahadır Uslu
31 Mar 20216 dakikada okunur
bottom of page

