top of page

6-7 Eylül Olaylarına Giden Süreç

20 May 2022
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Mar


6-7 Eylül Olaylarına Giden Süreç

Öncelikle "azınlık" ve "Rum" ne demek bunu tanımlamak gerek. Azınlık, TDK 'ye göre; bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet anlamına gelmektedir. Rum ise ‘’Romalı, Roma’ya mensup” anlamındaki Romaio isminin Arapçaya geçmiş şekli olan Rûm kelimesi Arap-İslâm kaynaklarında Romalılar, Bizanslılar ve İslâm topraklarında yaşayan Rumlar için kullanılmıştır.’’[1]


Mondros Mütarekesi sonrası İstanbul’a gelen işgal donanmasında bulunan Yunan savaş gemisi Rumlar tarafından sevinçle karşılanmıştı. Patrikhane, İtilaf donanmasının gelmesinin şerefine Rum okullarına üç günlük bir tatil vermişti. Türkçe okutulan derslere son verildi. Fener bölgesinde yaşayan Yahudiler ve Osmanlı polisi bu bölgeden çıkarıldı. Ayrıca Patrikhane Osmanlı hükümetine bir yazı göndererek Osmanlı tebaası olmadıklarını ilan etti.[2] İtilaf yönetiminde çalışan Rumlar ve Ermeniler Müslüman ahalinin canını sıkmakta ve halkı tahrik etmekteydi.


İtilaf kuvvetleriyle mütareke boyunca iyi ilişkiler içinde bulunmuş olan Patrikhane, Türk tarafının yoğun tepkisini ve nefretini çekmişti. Anadolu’da işgale uğramış topraklarda da Rum kiliseleri Yunan bayraklarıyla donatılmıştı. İstanbul’daki işgal yönetiminin yanında Rumların yoğun bir şekilde çalıştığı da görülmekteydi. Bu durum Türk-Müslüman ahali ile aralarında sorunlar çıkarıyordu. Özellikle bu dönemde Rumların tutumları gelecekte Türk yönetiminin bu gruba karşı geliştirecek olduğu tutuma bir dayanak, sebep oluşturacaktı. Mudanya Mütarekesi’nden sonra Rum Patriği Meletios TBMM’ye ılımlı mesajlar vermiş ve ‘’düne ait ne varsa unutalım ve yeni bir sayfa açalım, artık Patrikhane sadece dini işlerle ilgilenecektir." demiştir Daha önce Rumlar tarafından yapılanlar bir cinnet halini aldı. Türkler aynı şeyi bize karşı tekrarlamayacak kadar geniş gönüllüdür.’’ Şeklinde pişmanlıklarını dile getirmiştir. Ancak iş işten geçmişti. Patrikhanenin işgal dönemindeki tutumuna olan tepki Cumhuriyet döneminde de uzun bir süre devam ettirilecekti.

İşgal sonrası Lozan görüşmelerine giden İsmet Paşa’ya verilen talimatnamede azınlık unsurular için mübadele yapılması kararlaştırılmıştı. Burada Yunanistan ile yapılan konferans sonrası Mübadele Sözleşmesi imzalanmıştı. ‘’Sözleşmeye göre Türkiye’de yaşayan Rumlarla(Ortodokslarla) Yunanistan’da yaşayan Müslümanlar zorunlu olarak mübadele edileceklerdi. Fakat bu mübadele İstanbul’da oturan Rumlar ile Batı Trakya’da oturan Müslümanları(Türkleri) kapsamayacaktı.’’[3] Bu devletin Azınlıklara yönelik ilk politikasının oluşturmaktaydı.


Devlet Patrikhane’nin işgal dönemi boyunca izlemiş olduğu politikadan dolayı kendisine büyük bir tehdit unsuru olarak görmüştü. Atatürk, Rum Patrikhanesi’ni bir ‘’fesat yuvası’’ olarak tanımlamaktaydı. 1930’lara gelindiğinde Yunanistan ile üç anlaşma imzalanmış, bu durumun yarattığı etkiyle tüm azınlıklara ve özellikle Rumlar özelinde devlet tarafından eski sert tavırların yumuşadığı görülmüştü.

1930 yılında başlayan Azınlıklara yönelik yumuşama 2. Dünya Savaşı yıllarına kadar devam ettiği söylenebilir. 2. Dünya Savaşı'nın başladığı yıllarda Azınlık erkekler ‘’Nafia Askeri’’ olarak askere alınmış ancak kendilerine silah eğitimi verilmemişti. İşçi olarak köprü, yol yapımı gibi işlerde çalıştırılmıştı [4]


İstanbul’un işgalinde yaşanılmış olan ihanetin tekrar edilip edilmeyeceği konusunda şüpheler uyanmıştır. Bu şüpheler devleti bazı sert önlemler almaya itmiştir. Varlık vergisi de Azınlıkları ekonomik anlamda büyük bir zorluğa düşürmüş, on beş gün içerisinde vergileri ödemeyenler kamplara gönderilmişti. Hem sosyal hem de ekonomik anlamda bir travma dönemi geçiren Azınlıklar bir alternatif olarak Demokrat Parti'yi desteklemiştir. Demokrat Parti'den milletvekili çıkarmışlardır. 6-7 Eylül 1955 yılına kadar azınlıklarla devletin ilişkisi bir balayı halini almıştır. 6-7 Eylül olaylarından sonra 1957 yılı seçiminde de Demokrat Parti'ye oy verip TBMM’ye milletvekili gönderdiler.[5]


Mondros Mütarekesi'nden, 1955 yılına kadar olan devlet-azınlık ilişkilerine kısaca değinmeye çalıştım. Bu ilişkilerin anlaşılması sayesinde 6-7 Eylüle giden süreç daha iyi bir şekilde anlaşılacaktır. 6-7 EYLÜL OLAYLARI SERİSİ

Dipnotlar

[1] Avcı, Casim, TDV İslam Ansiklopedisi Rum Maddesi, İstanbul, 2008 :

[2] Bozkurt, Abdurrahman, İtilaf Devletlerinin İstanbul’da İşgal Yönetimi, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 2014

[3] Güllü, Ramazan Erhan, Türkiye’de Gayrimüslimlerin Yönetimi -Osmanlı’da Cumhuriyet’e-, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2018, 355. Sayfa

[4]Eryılmaz, Bilal – Bektaş, Mücahit, Lozan Perspektifinden Türkiye’de Azınlık Politikaları (1923-2016), Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2017

[5] Bali, Rıfat, https://birikimdergisi.com/dergiler/birikim/1/sayi-115-kasim-1998-sayi-115-kasim-1998/2309/cumhuriyet-doneminde-azinliklar-politikasi/6372

Kaynakça

  1. CASİM Avcı, TDV İslam Ansiklopedisi Rum Maddesi, İstanbul, 2008.

  2. BOZKURT Abdurrahman, İtilaf Devletlerinin İstanbul’da İşgal Yönetimi, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 2014.

  3. GÜLLÜ Ramazan Erhan, Türkiye’de Gayrimüslimlerin Yönetimi -Osmanlı’da Cumhuriyet’e-, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2018, 355. Sayfa

  4. ERYILMAZ Bilal - BEKTAŞ Mücahit, Lozan Perspektifinden Türkiye’de Azınlık Politikaları (1923-2016), Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2017

  5. BALİ Rıfat, https://birikimdergisi.com/dergiler/birikim/1/sayi-115-kasim-1998-sayi-115-kasim-1998/2309/cumhuriyet-doneminde-azinliklar-politikasi/6372


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Gelişmelerden haberdar olmak için abone ol!

Z Tarih Dergisi Logosu

© 2026 - Z Tarih Dergisi.

Tüm hakları saklıdır.

bottom of page
YUKARI ÇIK
Ana Sayfa
Z Tarih Logo
Sayılar