Dünyanın İlk Küresel Krizi (1873-Uzun Depresyon)

19. yüzyılın ilk çeyreğinde buharlı gemiler ve demiryollarının yaygınlaşmaya başlaması, bütünleşmiş dünya ticaretinin de kıtaların içlerine kadar genişlemesini sağladı. 1873 krizine kadarki süreçte, kısıtlı devlet müdahalesi ve serbest ticaretin getirdiği düşük gümrükler sayesinde; sermaye, insan ve mal bütün dünyada serbest şekilde dolaşmaktaydı. Avrupa'da 1848'e kadar süren sosyal karışıklıklar ve 1837'de başlayıp 1853'e kadar devam eden ekonomik durgunluk yerini hızlı bir büyümeye ve yoğun demiryolu ve sanayi yatırımlarına bıraktı. Hızla gelişen Alman ekonomisi ve iç savaştan çıkan ABD'deki hızlı büyüme buna eşlik etti. 1840-1873 arasında dünya ticareti %250 büyürken demiryolu yatırımları ve deniz taşımacılığı 4 kata yakın artış kaydetti. Bu dönemdeki büyüme rakamları dünya tarihinde bir daha yakalanamadı. Yine aynı döneme denk gelen Avusturalya, ABD ve Afrika'daki altın madeni keşifleri para arzının nispeten artmasına ve Avrupa'da faizlerin düşmesine yol açtı . Paranın bollaşması, sermayenin merkez ülkelerden çeperlere doğru akmasına da olanak sağladı. Batı sermayesi Mısır, Hindistan, Rusya ve Osmanlı başta olmak üzere çeşitli coğrafyalarda sanayi ve altyapı yatırımları gerçekleştirdi. Osmanlı İmparatorluğu da bu süreçte Avrupa piyasalarından borç alarak gayet olumlu olan küresel ekonomik şartlardan yararlandı. Osmanlı'daki ilk demiryolu yatırımları olan Kahire-İskenderiye (1851) ve İzmir-Aydın (1857) hatları bu dönemde İngiliz sermayesi tarafından finanse edildi.
1870'lerin başına gelindiğinde küresel ekonomide yavaş yavaş alarm zilleri çalmaya başladı. Son 20 yıldaki hızlı ekonomik büyüme ve geniş sahadaki sanayi yatırımları mal arzını gereğinden fazla artırmış ve ekonominin dengelerini bozmuştu. Süreç boyunca toplam talep ve alım gücü, katlanarak artan mal arzına yetişememiş, üretim-para dengesi bozulmaya başlamıştı. Mal arzı fazlasının ortaya çıkardığı deflasyonist süreç; başta demiryolu ve sanayi olmak üzere küresel çapta irili ufaklı binlerce şirketi iflas ettirdi. 1873'e kadarki olumlu havada borsalar da şişmiş ve şirketler spekülasyonla değerinin çok üzerinde fiyatlanmıştı. Bu şişme kendini 1873'de Viyana Borsası'nda gösterdi. Viyana Borsası'ndaki çöküş küresel bir panik yarattı ve etkileri 23 yıl sürecek olan küresel depresyonu tetikledi.
Krizin ABD'deki ayağını ise "Northern Pacific Railway" demiryolu şirketinin ve destekçisi olan "Jay Cooke & Company" Bankasının iflası tetiklemiştir. Daha sonrasında ise ABD borsaları da çökmüş ve kriz ABD'ye de sıçramıştı. Bu süreçte; 1871'de Almanya'nın Fransa'dan aldığı önemli miktardaki tazminatın Almanya'da yarattığı yatırım patlaması, borsanın şişmesi ve ABD'nin de altın standardını çok sıkı tutarak parasal genişlemeye gitmemesi krizi derinleştirmiştir. Osmanlı maliyesi de küresel kriz esnasında 1876'da Ramazan Kararnamesi ile iflasını ilan etmiş ve tüm borç ödemelerini durdurmuştur.
1873 Depresyonu kapitalizmin ilk büyük ve küresel krizi olmuştur. Küresel ticaret için de bir kırılma noktası niteliğindedir. Kriz süresince birçok irili ufaklı şirket batmış ve krizden sağlam çıkan şirketler kendi sektörlerinde tekeller ve tröstler oluşturmuştur. Günümüzün büyük şirketlerinin bir çoğunun temelleri de bu döneme dayanmaktadır. 1873 Depresyonu serbest küresel ticaretin önünü kesmiş, İngiltere dışında, başta ABD ve Almanya olmak üzere sanayileşmekte olan ülkeler gümrük duvarlarını yükselterek korumacı politikalara yönelmiş ve sermaye hareketlerine sınırlama getirmiştir. Kriz süresince, büyüme rakamları önceki yıllara nazaran oldukça düşük seyretmiş ve yüzde 25'lere varan işsizlik oranları görülmüştür. Yüksek işsizlik oranları İtalya, Avusturya ve Rusya'da önemli göç hareketlerine yol açmıştır. Aynı zamanda küresel güç dengeleri açısından da dünyada önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Kriz sürecinde ve sonrasında Almanya ve ABD hızla ekonomik toparlanmayı gerçekleştirmiş, üretim ve inovasyon gibi birçok alanda İngiltere'yi geçmiştir. Avrupa ülkelerinin para basmak ve krizi atlatmak adına altın standartlarını terk etmesi, bu ülkelerdeki sermayenin zamanla, altın standardını sıkı şekilde korumaya devam eden ABD'ye akmasına sebebiyet vermiştir.





Yorumlar