top of page

Torpido Nedir ve Neden Kullanılır?

Giriş

Denizler, hem Avrupa hem de dünyanın geri kalanı için son derece kritik bir öneme sahiptir. Mahan’ın[1] denizcilik bilinci üzerine geliştirdiği teoriler her ne kadar ufuk açıcı olsa ve deniz harp tarihine büyük katkılar sağlasa da bu makalenin asıl kapsamı dışındadır. Bizim asıl odaklanacağımız mesele; torpidonun deniz harp tarihini nasıl kökten değiştirdiği ve bu değişimin yarattığı tarihsel etkilerdir.


Denizcilik tarihini kökten değiştiren belirli dönüm noktaları mevcuttur: Yelkenli sistemlerin gelişmesi, buharlı makinelerin gemilere entegre edilmesi ve zırhın gemi gövdesinde kullanılması. Bunlar, savaş doktrinlerini tamamen değiştirerek denizciliğe farklı bir vizyon kazandıran yeniliklerdir. Bu teknolojik gelişmelerin hızla yayılması -özellikle ahşap gemilerin önce makine sistemine geçmesi, ardından zırhla kaplanması- deniz harp tarihini derinden etkilemiştir. Ateşli silahların ve topların da sisteme tam entegre edilmesiyle savaşlar, göğüs göğse çarpışmalardan uzaklaşarak farklı bir boyuta evrilmiştir. Nihayetinde deniz muharebeleri; matematiğin, mühendisliğin ve teknik yetkinliğin ön plana çıktığı bir uzmanlık alanı hâline gelmiştir.[2]


Torpido ve Torpidoculuk

Öncelikle torpido kavramının etimolojik kökenine ve tanımına odaklanalım. İngilizcedeki 'torpedo' (denizaltı füzesi) teriminden gelen bu sözcük,[3] Latince kökenli olup 'çarpan balığı' kelimesinden türetilmiştir.[4] Torpidobotlar ise bu silahların yetkin bir biçimde kullanılması için üretilen bir gemi türüdür. Tarihsel süreçte modern torpido gelişimi Whitehead ile başlamaktadır.[5]


Whitehead torpidosu çizimi[6]
Whitehead torpidosu çizimi[6]

İsmini mucidi Robert Whitehead’den alan bu silah,[7]  tek pervaneli bir makine düzenidir. Tasarımı gereği baş ve kıç kısımları sivri bir yapıya sahiptir. Söz konusu torpidoların menzili 914 m’ye, hızı ise 6 knot’a kadar ulaşmaktaydı.[8] Seri üretim süreci, Hırvatistan’da kurulan bir fabrika ile başlamıştır. İlerleyen süreçte, yüksek sürat altındayken hedeften sapmaması amacıyla geliştirilen jiroskop düzeneği sisteme entegre edilmiştir; Whitehead bu mekanizmayı Ludwig Obry ile birlikte geliştirmiştir.[9] Dönemin bu yeni icadına olan rağbet oldukça fazlaydı. Özellikle İngiltere ve Almanya bu alanda başı çekiyor ve üretimlerini Whitehead lisansı altında gerçekleştiriyordu.[10] 


Eğer ibreyi bize kaydırırsak; Sultan Abdülaziz, zaten bilindiği üzere denizciliğe önem veren bir padişahtı. Hatta kendisi arkasında, dünyadaki en büyük 3. donanmaya sahip bir ülke bıraktı. Tabii bu donanma kurma girişimi Osmanlılara çok şeye mal oldu; öncelikle ekonomiye darbe vuruldu. Ekonomi gitgide zora giriyorken, Abdülaziz’den sonra gelen Sultan 2. Abdülhamid donanma harcamalarını kesmiş ve bazı gemileri gözden çıkarmıştı. Bu da onun döneminden sonrakilere bir soru bıraktı: "Abdülhamid gemileri çürüttü mü?"


Bu soru, kapsamı geniş bir konudur. Ama benim kanaatim; aslında dış borçlardan dolayı böyle bir karar alındığı ve bunun Osmanlılar için uzun vadede kâr getireceğine inandığı için yaptığı bir uygulamadır.


Peki torpidolara dönecek olursak; Whitehead torpidosuna ilk büyük rakip Schwartzkopff torpidosundan gelmektedir. Tuhaftır ki iki kelime de aynı anlama gelmektedir.[11] Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı da Whitehead torpidolarını terk etmiş ve Schwartzkopff torpidolarına geçmiştir.[12]  Peki, bunların dışında torpidobotlar ne işe yarar? Torpidobotun tanımını aşağıda aynen veriyorum:


"Torpidobot; savaşta torpido taşımak için tasarlanmış, nispeten küçük ve hızlı bir savaş gemisidir."[13]

Sonuç

Osmanlılar, askerî açıdan her zaman çağdaşlarını takip etmişlerdir. Hatta bazı dönemlerde, çağdaşlarından daha ileri düzeyde askerî özelliklere sahip olmuşlardır. Bu yazıda 19. ve 20. yüzyılları mercek altına aldığımız için, bu döneme ait Osmanlı askerî yapısına dair kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum.


Öncelikle Osmanlılar, neredeyse her alanda faydacı bir görüş benimsemişlerdir. Fakat Batılı oryantalistler, dinî farklılıkları örnek göstererek Osmanlıları bağnaz bir dindarlık üzerinden tasvir etmişlerdir. Osmanlılar, deniz tarihi açısından bahsettiğim bu zaman diliminde bir teknoloji transferine ve tüketiciliğine dayanmış; kendi teknolojisini üretme noktasında ise geri kalmıştır.


3. Selim’den bu yana gelen modernleşme sürecimiz, denizcilik alanında da bu teknoloji transferiyle başlamıştır. Özellikle Tuncay Zorlu’nun 3. Selim dönemini ele alan “Osmanlı’da Modernleşme ve Denizcilik” kitabı, bu teknoloji tüketiciliğinin ne safhada olduğuna dair bizlere ufuk açıcı bilgiler vermektedir.[14]

 

Dipnotlar

[1] Mahan deniz hakimiyetinin dünya hakimiyeti için oldukça önemli olduğunu savunan Amerikalı bir tarihçi, yazar.

[2] En azından bazı sınıflar ve kurmaylar için bunu diyebiliriz.

[3] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/torpido (Erişim tarihi: 21.01.2026)

[4] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/torpido (Erişim tarihi: 21.01.2026)

[5] Uğur Esmer, Osmanlı Bahriyesinde Torpido Kullanımı ve Torpidoculuk. İstanbul Üniversitesi: 2023. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). S. 15.

[6] National Maritime Museum, Greenwich, London.

[7] Uğur Esmer. Osmanlı Bahriyesinde Torpido Kullanımı ve Torpidoculuk. İstanbul Üniversitesi: 2023. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi) S. 16.

[8] https://www.wikiwand.com/tr/articles/Torpido (Erişim tarihi: 21.01.2026)

[9] Uğur Esmer. Osmanlı Bahriyesinde Torpido Kullanımı ve Torpidoculuk. İstanbul Üniversitesi: 2023. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi) S. 19.

[10] A.g.e. s. 20.

[11] A.g.e. s. 20.

[12] A.g.e. s. 20.

[13] https://educalingo.com/tr/dic-tr/torpidobot (Erişim tarihi: 21.01.2026)

[14] Tuncay Zorlu. Osmanlı’da Modernleşme ve Denizcilik. Timaş Yayınları, İstanbul: 2018.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Gelişmelerden haberdar olmak için abone ol!

Z Tarih Dergisi Logosu

© 2026 - Z Tarih Dergisi.

Tüm hakları saklıdır.

bottom of page
YUKARI ÇIK
Ana Sayfa
Z Tarih Logo
Sayılar