top of page

Mesnevi'den Erotik Kıssalar

13. asırda yaşayan Mevlana, Anadolu tasavvufunun en önemli isimlerinden biridir. Yazmış olduğu Mesnevisinde dini ve ahlâkî öğütler barındıran 100'lerce hikaye vardır. Bazı hikayelerde ise bugün bizlerin bir dini kitapta olmasını şaşkınlıkla karşılayacağımız müstehcen ifadeler mevcuttur. Bu kıssalardan bazıları şunlardır.


Bir hizmetçi, şehvetinin çokluğundan, hırsının fazlalığından, bir eşeği kendisine alıştırmıştı. O eşek kendisine yakınlaşmayı âdet edinmiş, insâna yakın olmayı öğrenmişti. O hilebaz hizmetçinin bir kabağı vardı. Eşek kendisine ölçülü yaklaşsın diye kabağı eşeğin aletine takardı. Yakınlaşma zamanında aletin yarısı girsin diye bu işi yapmaktaydı. Çünkü eşeğin aleti tamamı ile girse rahmi de parçalanırdı damarları da. Kadın bu işin aslını adamakıllı araştırmaya başladı. Eşeğin haline dikkat edip dururken bir de ne görsün? O hizmetçi eşeğin altına yatmıyor mu? Bunu kapının yarığından gördü bu hale pek şaştı. Eşek, erkekler kadınlara nasıl yakınlaşırsa aynen onun gibi hizmetçiye yakınlaşmış, işini becermekteydi. Sustu halayığa hiçbir şey söylemedi. Bu işe tamah ettiği için işi gizledi. Halayık, bütün fesat aletlerini gizleyip kapıyı açtı. Yüzünü ekşitip gözlerini yaşartarak dudaklarını oynatmaya başladı güya oruçluyum demek istiyordu. Eline sapı yıpranmış bir süpürge aldı develerin yatması için ahırı süpürüyor göründü. Elinde süpürge kapıyı açınca kadın dudak altından seni usta seni dedi. Yüzünü ekşittin eline süpürgeyi aldın iyi. Fakat yemeden içmeden kesilmiş eşeğin hali ne? İşi yarıda kalmış öfkeli aleti oynayıp durmada. Gözleri kapıda seni beklemede.. Bunu dudağı altından söyledi hizmetçiden gizledi. Onu suçsuz gibi ululayıp dedi ki: Tez çarşafını başına al. Filan eve git benden selam söyle. Şunu söyle böyle yap şöyle et dedi. Kadın kapıyı kapadı sevine sevine eşeği kendisine çekti, cezasını da tattı ya! Eşeği çeke çeke ahırın ortasına getirdi. O erkek eşeğin altına yattı. O kahpe de muradına ermek üzere hizmetçinin yattığını gördüğü sekiye yatmıştı. Eşek ayağını kaldırıp aletini daldırdı. Eşeğin aletinden kadının içine bir ateştir düştü. Alışmış eşek kadına abandı, aletini ta hayalarına kadar sokar sokmaz kadın da geberdi. Eşeğin aletinin hızından ciğeri parçalandı, damarları koptu, birbirinden ayrıldı. Soluk bile alamadan derhal can verdi. Seki bir yana düştü o bir yana. Ahırın içi kanla doldu kadın baş aşağı yıkıldı öldü. Kötü bir ölüm kadının canını aldı. Kötü ölüm yüzlerce rezillikle gelip çattı babacığım. Sen hiç eşeğin aletinden şehit olmuş insan gördün mü? Kur’an’dan rezillikle azap edilmeyi duy da böyle kepazelikle can verme. Bil ki bu hayvan nefis bir erkek eşektir. Onun altına düşmekse ondan daha kötü ve ayıp bir şeydir. Nefis yolunda benlikle ölürsen bil ki; hakikatte sen de o kadın gibisin. Tanrı nefsimize eşek sureti vermiştir. Çünkü suretler huylara uygundur.


Zengin bir adam vardı. Bu adamın da olgunluğa yeni ulaşmış bir kızı var idi. Kızı kötü yola düşmesin diye dengi olmayan biri ile evlendirdi. Evlendirirken de tembihledi ve dedi ki: "Kendini kocandan koru sakın gebe kalma. Ne yapayım? Bu yoksula seni vermek zorunda kaldım. Bu adamı garip say garipte vefa olmaz. Ansızın her şeyi bırakır kaçıp gider. Çocuğu başına dert olur kalır." Kız dedi ki: "Babacığım dediğini tutarım öğüdün pek doğru kabulüm." Babası her iki üç günde bir kere kızına aman ha sakın diye öğüt veriyordu. Derken kız birdenbire gebe kalıverdi; ikisi de gençti. Kız bunu babasından gizledi. Çocuk karnında beş yahut altı aylık oldu. Artık iyiden iyiye belli oldu. Babası dedi ki: Bu ne? Ben sana ondan kendini koru demedim mi? Öğütlerim yel miydi ki hiç sana tesir etmedi? Kız baba dedi nasıl tahammül edeyim? Erkekle kadın şüphe yok ki ateşle pamuk.


Pamuk ateşten nasıl çekinebilir? Yahut da ateş nasıl olur da pamuğu yakmaz çekinir? Babası dedi ki: A kızım ben sana onun yanına gitme demedim. Yalnız menisinden kendini koru dedim. Tam zevk anında onun beli gelirken kendini çekmeliydin. Kız peki beli ne vakit gelecek ben ne bileyim? Bu pek gizli bir şey anlaşılmaz ki dedi. Babası gözleri süzüldü mü anla ki beli geliyor deyince. Kız dedi: Onun gözü süzülünceye kadar benim bu iki gözüm de kör oluyor a baba! Her bayağı akıl, hırs ve öfke zamanı yerinde durmaz ki.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

Gelişmelerden haberdar olmak için abone ol!

Z Tarih Dergisi Logosu

© 2026 - Z Tarih Dergisi.

Tüm hakları saklıdır.

bottom of page
YUKARI ÇIK
Ana Sayfa
Z Tarih Logo
Sayılar