ANATOLİ SALISI: 1889’DA ON İKİ GÜNLÜK DÜNYA
- Asena Aysel Kemerizlioğlu

- 3 gün önce
- 6 dakikada okunur
Giriş
Osmanlı İmparatorluğu’nda 19. yy.’da Türkçe konuşan ve yazan ancak Arap harflerini kullanmayan/bilmeyen bir topluluk için dış dünya bir yana içinde yaşadığı topraklar hakkında bilgi almak bile oldukça zor olabilirdi. Bu durumu kolaylaştıran bir unsur ortaya çıkmamış olsaydı durum muhtemelen böylesi zor bir noktada takılıp kalabilirdi de. Arap harfleriyle yazılan Türkçe’den de Rumca’dan da uzak olan Anadolulu Türkofonlar nazarında dünyaya açılan kapılardan en önemlisi -ve uzun ömrüyle tek olan- Anatoli Gazetesi olmuştur diyebiliriz.
Anatoli, Evangelinos Misailidis’in İstanbul’da 1851-1923 tarih aralığında -1890’daki ölümü sonrasında oğlu Hristos Misailidis ve Nikolaos Soullidis’in yönetimine geçer- Yunan harfli Türkçe olarak çıkarmaya başladığı ve pek çok açıdan -tefrika romanlar, dahili ve harici haberler vb.- Anadolu’daki Türkçe konuşan Ortodoks topluluğuna bilgi sağlamaya yönelik önemli bir basın yayın organıydı.[1]
Ele alacağımız nokta, Anatoli’yi sadece ayda bir gün okuyabilen bir Anadolu Türkofon’un ne derece dünyadaki ve Osmanlı’daki gelişmelerden haberdar olabileceğidir. Burada Anatoli’nin Anadolu’daki Türkofon kitlenin haber alması açısından ne kadar önemli bir basın yayın organı olduğu 1889 senesinin her ayından tek bir günün -özellikle gazetenin yayın günleri arasında sayılan ve ilk sırada yer alan salı günü seçilmiştir- telgraf haberlerinin ele alınmasıyla gösterilecektir. Ayrıca gazetede hangi devletlerden haberlerin ve hangi haber türlerinin daha yoğun olarak işlendiği de ortaya konulacaktır. Böylece Anatoli’nin haber vermede hangi konulara ve hangi devletlerden gelen haberlere öncelik tanıdığı da görülebilir. Bu doğrultuda 1889 baskılarından kullanılan nüshalar şöyledir: 1 Ocak, 5 Şubat, 12 Mart, 2 Nisan, 7 Mayıs, 4 Haziran, 2 Temmuz, 6 Ağustos, 3 Eylül, 1 Ekim, 5 Kasım ve 10 Aralık.
Şehirler ve Haberleri
Telgraf haberlerinin ele aldığımız baskılar içinde bahsetmiş olduğu pek çok şehir vardır. Bunlardan en çok bahsi geçen ise, Paris’tir. Ele alınan on iki sayıda toplam 74 haber vardır. Bunlardan 5’i -Belgrad, Berlin, Gratz, Sofya ve Friedrichsruhe hakkında birer haber- İstanbul merkezli haber kaynaklarından alınmışken, geriye kalan 69 tanesi dış kaynaklardan gelen haberlerdir. 74 haberden en fazla payı 24 haber ile Fransa Cumhuriyeti (Paris) almıştır. Onu ikinci sırada 8 haber ile İtalya Krallığı ve üçüncü olarak da 6 haber ile dört ülke -Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Rusya İmparatorluğu, Birleşik Krallık ve Alman İmparatorluğu- takip etmiştir. En az haberler ise Belçika, Romanya, Danimarka, İspanya Krallıkları ile Bulgaristan Prensliği ve İsviçre Konfederasyonu hakkında yapılmıştır. (bkz. Şekil 1)

Haberlerin ağırlık noktalarına bakıldığında ilk sırada siyasi/diplomatik olanlarının ağırlıkta olduğu görülebilir. Ardından sıralama sosyal/ekonomik haberlere ve en son olarak da askeri/savunma odaklı olanlara kaymaktadır. (bkz. Şekil 2) Tablo dikkatli incelendiğinde siyasi olayların en çok Fransa odaklı olduğu görülebilir ki, bu hiç de şaşırtıcı değildir. Nitekim 1889 yılı Fransa için seçimler, görev değişiklikleri ve yönetimsel sorunların kendini gösterdiği bir dönemdi. Aynı zamanda da Osmanlı topraklarında meclis döneminin sona erdiği ve II. Abdülhamid’in sansür/baskı döneminin sürdüğü bir evreydi. Nihayetinde siyasi/diplomatik konuların ağırlığı kazanması oldukça normal bir durumdur. Sonuçta 19.Yüzyıl siyasetin ve ekonomik ilişkilerin şekillendirdiği bir dünyaydı.

Anatoli: Çatışma ve Uzlaşma
19.yy.’ın dünyası gerçekten de terazide Batı’nın ağır bastığı bir dönemdi. Yüzyılın ilk yarısında ulus-devlet fikri ile ekonomik gelişmeler kendisini ve etkisini göstermeye başlamıştır. Ayrıca Avrupa’da yaşanan iç savaşlar, devrimci ve karşı devrimci hareketler Avrupa siyasi haritasının sürekli değişmesine yol açmıştı. Yüzyılın ikinci yarısında ise, Batı’daki tüm kargaşa diğer bölgelere de sıçramakla beraber dünya büyük çaplı bir değişim ve dönüşüm sürecine maruz kalmıştı. Bu dönem dünyadaki siyasi durum ve ittifakların tekrar şekillenmeye başladığı ve Batı’nın kendi gücünü pek çok yönden çeşitli yöntemlerle -işgaller, temsiliyet vb.- dünyaya gösterdiği bir dönem olmuştur.[2] Osmanlı İmparatorluğu ise bu dönemde dağılmanın eşiğindeydi. Mısır, Cezayir ve Tunus topraklarını kaybetmiş olmakla beraber Balkan coğrafyasında da Bulgaristan, Sırbistan ve Romanya 1877’de bağımsız birer devlet haline gelmişti. Aynı zamanda İmparatorluk 1881’den beri Duyun-ı Umumiye İdaresi tarafından da fiilen yönetilmekteydi.[3]
Anatoli üzerinden bu gelişmeleri izlemek -yıl içindeki her aydan tek bir gün seçilmiş olsa dahi- mümkündür. Özellikle Alman İmparatoru II. Wilhelm’in seyahatleri, Paris Dünya Fuarı, Fransa’daki iç çekişmeler, Rusya’daki gelişmeler, yaşanan siyasi evlilikler, taht mücadeleleri ve intihar ya da ölümler ile Osmanlı-Japonya ilişkilerine dair izlere de rastlayabilmekteyiz. (bkz. Şekil 3 ve Görsel 1)


Yüzyılın ikinci yarısında Almanya İmparatorluğu sanayileşme ve sömürge sahibi olma yarışına diğer Batılı devletlere nazaran daha geç atılmıştı. İmparatorluk II. Wilhelm ile birlikte yayılmacılık hareketine girişmiş ve bu münasebetle İmparator pek çok ülkeyi ziyaret etmeye başlamıştı.[4] Anatoli'de Madrid kaynaklı 3 Haziran tarihli bir haberde II. Wilhelm’in İspanya ve Portekiz’i ziyaret edeceğinin söylentiler arasında olduğundan bahsedilirken[5], Londra’dan gelen 3 Ağustos tarihli bir haberde İmparator’un ziyareti onuruna yapılacak deniz kutlamalarının ertelendiği belirtir.[6] Son olarak ise, İstanbul kaynaklı bir ajanstan İmparator’un II. Abdülhamid’i ziyaret edeceğini öğrenebilmekteyiz. Bu haberin kaynağı Berlin merkezli bir gazetedir ve ziyaret dışında Osmanlı-Alman ilişkilerindeki olumluluğa da vurgu yapmaktadır. (bkz. Görsel 2)[7]

II. Abdülhamid’in İngiltere başta olmak üzere diğer Batılı devletlere karşı taraf arama çabalarından biri de Japonya’ya yönelik olmuştur. Sırasıyla 1871, 1878, 1881 ve son olarak 1887’de İstanbul’a gelen Japon elçilerin ziyaretlerine karşılık verilmesi amacıyla 1889 yılında Japonya’ya bir elçilik heyetinin gitmesi kararlaştırılmıştır. Ertuğrul Fıkrateyn’inde yolculuk edeceği belli olan bu heyet II. Abdülhamid’in hediyeleri ve dostluk mesajlarıyla birlikte Temmuz ayında yola çıkmıştır. Çetindaş’ın da belirttiği gibi İngilizler durumdan rahatsızdır ve yolculuğu dikkatle gözlemlemektedirler.[8] Anatoli ise 3 Eylül 1889 tarihli sayısında Japonya hakkında 18 Ağustos tarihli bir haber yayımlamıştır. Haber kaynağı Londra’dır ve Japonya’da bir sel felaketinin yaşandığının yine Japonya’dan bildirildiğinden bahseder.[9] Bu haberin varlığı İngilizler için de Osmanlı’da yaşayan Türkofonlar için de farklı sebeplerle de olsa bir rastlantıdan çok bilinçli bir tercihin izlerini taşımaktadır diyebiliriz.
Diğer bir yandan 1889’daki önemli gelişmelerden bir başkası olan 1889 Paris Dünya Fuarı hakkındaki haberlere de Anatoli’nin sayfalarından ulaşabilmekteyiz. 1889 Fuarı’nın en önemli taraflarından biri de Eyfel Kulesi’nin bu fuar için yapılmış olmasıdır.[10] 2 Nisan sayısında 31 Mart’a ait Paris kaynaklı bir haberde de bu durum şöyle ifade edilmiştir: “Eyfel kulesinin resm-i küşadı bu gün icra olundu”[11]
Yine Rusya’nın yaptığı siyasi-dini görüşmeler, Rusya ile Almanya arasında yaşanan sınırdaki askeri harekat ihtimalleri, İngiltere’nin Rusya’nın Bulgaristan Prensi Ferdinand ile yaşadığı siyasi-dini anlaşmazlıklar, Rusya-Karadağ ve Rusya-Yunanistan arasında yapılan siyasi evlilikler, göçmen anlaşmaları ve Rusya’nın Baltık ülkelerinde ana dili Rusça ila etmesi gibi haberlere de Anatoli’de rastlayabiliyoruz.[12]

Dönemin ilginç olaylarından biri olan Hatt-ı İstiva Vilayeti’nde -bugün güney Sudan ve Uganda topraklarıdır- görev yapan Emin Paşa’nın (bkz. Görsel 3) geçirdiği kaza ve sağlık durumu hakkında da süreci takip eden birden fazla habere rastlamak mümkündür. İngilizler’in Paşa’yı kurtarmak bahanesiyle -asıl amaçları bölgeyi İngiliz toprağı yapmaktır- gönderdiği Stanley idaresindeki grup 1888’de Osmanlı Genel Valisi sıfatındaki Emin Paşa tarafından karşılanmıştır. Bir süre için direnen Paşa Mısır’dan kendisine desteğin tamamen kesilmesiyle birlikte 1889’da Stanley ve ekibi ile gitme kararı almıştır.[13] Ancak bu karşılamada yaşanan bir aksilik haber sayfalarına taşınmıştır. Paris merkezli 1 Nisan tarihli haberde Stanley ve Paşa’nın sağlık durumunun iyi olduğu yazarken, Londra merkezli 6 ve 7 Aralık tarihli başka haberlerde de Emin Paşa’nın yüksek bir merdivenden düşerek yaralandığı, dilinin tutulduğu ama sağlığının düzeldiğinden bahsedilmiştir.[14]
Sonuç olarak, Anatoli sadece ayda bir defa okunabilseydi bile dünyadaki gelişmelerden haberdar olmak biraz bile olsa mümkün olabilmektedir. Bu da gazetenin Anadolu'da Türkçe bilen ama Arap harflerini okuyamyan Ortodoks kitle açısından ne derece önemli bir kaynak olduğunu göstermektedir. Bu durumun böyle olmasında elbette gazetenin İstanbul merkezli olması, sahibinin okur kitlesini bilinçlendirme isteği ve gazetenin uzun ömürlülüğü de etkili olmuştur diyebiliriz. Anatoli, tıpkı ilk sayfasında yer alan “politika ve ticaret gazetası olup...” cümlesine uygun bir gazetedir. Nitekim amacı da sadece okuyucusuna okuyabileceği bir kağıt parçası vermek değil, aynı zamanda dünyaya bakışını da şekillendirmek olmuştur.
Dipnotlar
[1] https://bibliopera.org/anatoli-19-yuzyilda-yunan-harfleriyle-yayimlanan-bir-osmanli-gazetesi/#:~:text=Evangelinos%20Misailidis%2C%201890%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20hayat%C4%B1n%C4%B1,y%C3%B6netiminde%201923%20y%C4%B1l%C4%B1na%20kadar%20yay%C4%B1mland%C4%B1.
[2] Lütfi Sunar, “19. Yüzyılda Avrupa: Bir Cennet Düşünden Bir Kâbusun Doğuşu,” İLEM Yıllık 1, no. 1 (2006): 76, 89–90.
[3] Zeynep Çelik, Şarkın Sergilenişi: 19. Yüzyıl Dünya Fuarlarında İslam Mimarisi, çev. Nurettin Elhüseyni (İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2005), 7; Yeşim Duygu Ergüney ve Nuran Kara Pilehvarian, “Ondokuzuncu Yüzyıl Dünya Fuarlarında Osmanlı Temsiliyeti,” Megaron Journal 10, no. 2: 225–226.
[4] Ö. Kürşad Karacagil, “II. Wilhelm’in Osmanlı İmparatorluğu Ziyareti ve Mihmandarı Mehmed Şakir Paşa’nın Günlüğü,” Türkiyat Mecmuası 24 (Güz 2014): 75–76.
[5] Anatoli, 4 Haziran 1889, 3.
[6] Anatoli, 6 Ağustos 1889, 3.
[7] Anatoli, 5 Kasım 1889, 3.
[8] Dilek Çetindaş, “Türk Edebiyatında Ertuğrul Fırkateyni Faciası,” Turkish Studies 11, no. 4 (Kış 2016): 282–283, 288.
[9] Anatoli, 3 Eylül 1889, 3.
[10]Yeşim Duygu Ergüney ve Nuran Kara Pilehvarian, “Ondokuzuncu Yüzyıl Dünya Fuarlarında Osmanlı Temsiliyeti,” Megaron Journal 10, no. 2: 235.
[11] Anatoli, 2 Nisan 1889, 3.
[12] Anatoli, 7 Mayıs 1889, 3; Anatoli, 4 Haziran 1889, 3; Anatoli, 1 Ekim 1889, 3; Anatoli, 10 Aralık, 1-2.
[13] https://islamansiklopedisi.org.tr/emin-pasa
[14] Anatoli, 2 Nisan 1889, 3; Anatoli, 10 Aralık 1889, 1-2.



Yorumlar